Baba Sözleri

baba sözleri

Baba sözleri yazımızda baba ile ilgili sözler, babaya kırgınlık sözleri, anlamlı baba sözleri ve babaya mesajlar bulabilirsiniz.

Baba Sözleri

Baba aslandır ormana gönderme yapacaksak evde. Ama bir kraliyete sahip değildir. En mütevazı ve en paylaşımcı olandır o aslandan ayrılan özellikleriyle. Zulmetmez bir de merhametlidir. Kıyamaz, aslan gibi yiyemez yavrusunu zorda kalınca. Tam aksine önce kendini yedirir böyle durumlarda. Giymez giydirir, yemez yedirir ve daha sayılamayan bir sürü şey. Baba aslandan daha aslandır, baba.

Baba demek emek demek, özveri, çaba demek bazen çaresizlikte boğulmak bazen de çocukların gülümseyişinde erimek demek. İlk çocuğa sahip olduğunda benzersiz bir büyüye kapılmak, diğer çocuklarda da bu büyüyü tekrar tekrar yaşamak demek. Yani kısaca baba çocuk, baba bir evren demek.

Okul bana yakın olduğundan beri sen bana uzak oldun baba. Keşke sözünü dinleseydim de kalsaydım sana en yakın muhitte, o zaman yakınmazdım yakınan insanlar gibi, korkmazdım ürkek bir ceylanın aslana yem olmaktan korkması gibi. Bir günde yıllar yılı mesafeler kat etmiştik umarsızca. Yıllar yılı geçince de bu mesafe yüzyıllara bıraktı yerini.

Senden tek bir günde yıllarca uzaklaşmasaydım, aramıza kat edilemez yüzyıllar sokmayacaktım yıllar sonra. Keşke ayrılmasaydım sana en yakın muhitten, baba. Hayat sensiz orman kuralları ile yaşanıyor.

Hatırlamıyorum ama babam tutmuş doğar doğmaz ellerimden bana öyle anlattı annem. Soğukmuş hava, ılıkmış ama rüzgâr. Güneş ufak ufak aydınlıklar saçıyormuş gök yüzüne ama kasvet varmış havada. Ne yapacağında kararsızmış atmosfer, kışın soğuğu yazın güneşi ve sonbaharın kasvetini çorba yapmış üstümüze. Bir korku ortamı oluşturmuş yer yüzüne. O korku ortamında ilk adımı babam atmış ve tutmuş ellerimden, hatırlamıyorum ama öyle anlattı aile büyüklerim.

Daha fazlası için Güzel Mesajlar

Yer yüzünde en kahraman kimdir? diye sorsak herkes baba derdi sanırım. Hani marvelın ya da justice league’in absürd ama süper kahramanlarından değil. Realist bir kahraman. Uçan, kaçan, gizlenen, hızlı koşan değil normal özellikleri ile bir kahraman. Sıradan görünüşlü ama içten içe her şeyi kaybetmeyi lakin çocuğunu kurtarmak isteyen bir kahraman. Mutasyon, deney ya da bir eğitime tabi tutulmayan salt kahraman, benim babam.

Her şeye değinen yazarlar baba motifine de değinmeden durabilirler mi? Herbert babayı 100 öğretmene bedel görürken yerel şairlerimiz Cemal Süreya babanın ölümünü körlük sebebi olarak, Can Yücel hayat sevgisi olarak, Sabahattin Ali baba ölümünü hayatın tadının kalmaması olarak, Hasan Hüseyin Korkmaz babanın ağlamasını zor olarak, Turgut Uyar babayı Perşembe olarak ve Necip Fazıl ise babanın dönüşünü oğlunun derisinde yaşatmak olarak resmediyorlar. Görülür ki baba her kalıba sokulabilen, her çocuğun birçok şeyi mahiyetinde olan ve kaybedilesi en acı mahluk.

Bir kitap okudum geçenlerde, adı: Hayat; Dürbünümde kırk sene. Aslında bir dörtleme bu. Cumhuriyet öncesi dönemle başlayan birçok insanın biyografisinden kesitler verildiği bir kitap serisi. Hayat ise bu serinin son kitabı, yani bizzat Ayşe Kulin’in kendi biyografisi, süper bir biyografik roman. Kitap boyunca en çok dikkat çeken şey ise babaya duyulan sevgi, babaya duyulan özlem, bir kız ile babası arasındaki oluşabilecek en muazzam ilişki ve babanın ölümü ile tarif edilemez bir acı, hatta kendini kaybediş, kendini bir şiire hapsediş.

İşte bir baba kızının hayatında böyle bir etki bırakır her zaman, istisnalar dışında. Sonuç olarak denilebilir ki Muhittin Kulin, Ayşe kulin için, doğduğunda koruma sağlayan kalesi, hayatın debdebesinde eli, kolu ve ölümünde de hayatını saran duvarın yıkılması ve elin kolun kopması olarak resmediliyor. Diğer babaların resmedilmeleri gibi.

Babişko demek babaların sinirine dokunuyor. Babalar sert yapıda olur, en azından zahiren. Ama içten içe duygusaldır. Otoritesinin sarsılmasını istemez sevdiklerine karşı. Otoritesi sarsılırsa koruyamazlar sevdiklerini. O yüzden sevmezler bu sözü. Zira bu söz bir vahşi köpeği bile süs köpeği gibi gösterir.

Anne ile baba birdir herkesin nezdinde ama kızlar babayı erkekler de anneyi sever diye bir kalıp da var toplumda. Doğrudur da bir nevi. Kızlar babayı korumacı olduklarından dolayı severler. Babalar kızlarına hiçbir surette bela gelmesine izin vermez, veremez, buna gönülleri dayanmaz. Erkeklerin annelerini daha fazla sevmesinin nedeni ise şefkattir. Erkekler şefkate ihtiyaç duyarlar. Yapıları gereği böyle bir şeyi kabul etmezler ama şefkat olmazsa tam bir hayat yaşayamaz erkekler. Ama her ikisi de sevilir, ayrım yoktur ebeveynler arasında, zira her ikisi de hayatın mihenk taşıdır insan hayatında.

Babalar öldü mü şairin ayrılık için dediği şey olur, ölüm gibi bir şey olur. Yani bir taraf gerçekten eksilirken diğer taraf da ölür gibi olur. Ama bu durum yıllarca babayla yaşayınca tek gerçekleşir. O kadar şey biriktirirsin ki baba denilen varlıkla artık o sen olur, sen o olursun. Her türlü kayıpta bir ben ekilir bizden. Ama çocukken öyle değil bir eksiklik olur sürekli hayatında, sanki elin, ayağın, kolun, bacağın yokmuş ve kendini hiçbir şeye karşı savunamıyormuş gibi olursun. İşte baba küçükken öldü mü yokluk üzerine yokluk yaşamazsın bir yokluk süreğenleşir. Ama yaşıyorken benden bir şey kaybedersen, yani varlıktan yokluğa geçiş yaparsan o zaman ölüm gibi bir şey olur, şairin deyimiyle.

Baba sözleri yazımızın sonuna geldik.

.

Bir cevap yazın